Alışveriş kraliçesi olun

VIP seri sonu satışlarına davet edilin, bedavaya harika görünün… Kendinizi suçlu hissetmeden alışverişi keyifli bir hale getirebilirsiniz!

Alışveriş, uzun yıllardır bilim adamlarının da ilgisini çeken bir eylem. İnsan psikolojisiyle de yakından alakalı. Kendini o gün iyi ya da kötü hissetmeniz yaptığınız alışverişin tarzını belirliyor. Peki, mağazalar müşterilerine maksimum memnuniyet sunmak için neler yapıyor? Yaz sezonunun açıldığı şu günlerde akıllı alışverişin tüyolarını bu yazıdan öğrenebilirsiniz.

Mağaza çalışanlarına göre, onlarla iyi bir ilişki kurmanın yolu harcadığınız paranın miktarıyla uzaktan yakından alakalı değil. Çoğu zaman çok para harcayan müşterilerinden kurtulmak için kaçacak delik arayan satış elemanları olduğunu söylüyorlar. Çünkü bu grup kendilerini çok önemli sanıyorlar oysa zahmete bile değmiyorlar.

“Yılda sadece üç tane elbise alan müşterilerimiz de var, ama onlarla çalışmak çok daha zevkli” diyen bir satış elemanının saptaması oldukça manidar. Bu durumda siz ne kadar iyi huylu olursanız, mağazadakilerin de size o kadar iyi davranacağı aşikâr.

Yedi kişinin birden istediği bir çanta veya ayakkabı olabilir. Ama eğer mağaza elemanı en çok sizi seviyorsa, onu siz alırsınız. Ama bu iki taraflı bir yol: En iyi mağaza elemanları her ay ödüllendiriliyor. Eğer sizin için kimsenin bulamadığı bir elbiseyi bulabilirlerse, sadece bir teşekkür notuyla olsa bile bunun karşılığını onlara vermelisiniz.

Sezon öncesi teslimlerine odaklanın. Eskiden iki sezon vardı ama artık bu sayı dörde çıktı. Eskiden çok daha küçük olan ve “resort” olarak adlandırılan bahar öncesi sezonu, kasımda veya aralıkta mağazalara geliyor. En güzel ve en çok giyilebilecek parçalar genellikle bu sezondan çıkıyor. Bahar öncesi elbiselerinin kumaşları daha incedir ama sonbahar renklerinde oldukları için çok daha uzun süre giyebilirsiniz.

Bedeninizi kabul edin… Unutmayın, kıyafetlerin üstünüzde nasıl duracağını bilenler satış görevlileridir. Başka bir markanın ürününü 36 beden giyiyor olabilirsiniz ama her kesimin kalıbı farklı olduğu için başka bir yerde 38 bedene girdiğinizde şaşırmayın.

Alışveriş danışmanınızı bulmak için alışverişe çıkın. Çoğu lüks mağazanın müşterilerine birebir yardımcı olan stil danışmanları var. Ama sizin tarzını beğendiğiniz ve isteklerinizi anlayacak birini bulmanız gerekiyor. Bu konuda işinin uzmanına danışmak sizin de işinizi kolaylaştıracaktır. Üstelik bu, alışveriş danışmanınıza ne tarz kıyafetleri kaldırabileceğinizi görmesi için bir şans verecek ve sizin onla daha iyi ilişkiler kurmanızı sağlayacaktır.

Sırf paralarının karşılığında daha çok ürün almayı sevdikleri için sadece indirimlerde alışveriş yapan ve milyarlar harcayan insanlar var. Bunu satış görevlilerine açıkça belirtmekten çekinmeyin. Böylece en beğendiğiniz parçaları sizin için takip edip indirime girdiklerinde haber verebilirler.

Hafta sonları alışveriş yapmayın. Kulağa çok belli bir şey gibi gelse de aslında hiç de yabana atılacak bir detay değil. Öğle arasında olsa bile, haftanın başında alışveriş yapmaya özen gösterin.

Mağazaların alışveriş hileleri

Alışveriş merkezine bir yolculuk, tehlikesiz bir gezinti gibi görünse de, averaj bir gezinme duyularınızı önceden hesaplanmış bir sürü saldırıyla karşı karşıya bırakabilir.

İlk heveste…

Çoğu alışveriş merkezinde parfüm ve kozmetik tezgâhları girişin yanında bulunur. New York’taki satış danışmanlığı şirketi Envirosell’in kurucusu Paco Underhill, “Bunun sebebi 19.yüzyılda Philadelphia ve New York sokaklarının at pisliği kokmasıydı diye açıklıyor. “Orijinal tezgâhlar dışarının kokusu ve içerinin zarifliği arasında bariyer olmak için girişe yerleştirilmişti.” Bugün, bu gelenek yerini daha modern bir kar mantığına bıraktı: Tezgahlar önde ve ortada çünkü en iyi gayrimenkul için en yüksek parayı ödeyen şirketler kozmetik şirketleri. Alışverişin doğasına cazip geldiği için aksesuarlar, çantalar ve takılar da giriş katında bulunur. “Satılan ürünlerin aşağı yukarı üçte ikisi ani istekler sonucu satın alınıyor,” diyor Underhill.

Ayna, ayna söyle bana…

Giyinme odası tecrübesini yaşayan herkes mucizevî bir şekilde uzamış ve incelmiş olan yansımasını gördüğü “ince ayna”nın sihrini bilir. Bu iki yoldan elde edilebilecek basit bir bilimdir; hafif içbükey bir aynayla veya uzun göstermesini sağlamak için aynayı yukarıya doğru eğerek… Manhattan’da birçok iyi butikte deneyimi olan bir satış elemanına göre; “İnce aynalar gerçekten var. Ancak böyle aynaların kasıtlı bir hileden çok estetik görünmenin bir parçası olduğunu düşünüyorum. Bana göre hafif eğik, hareketli bir ayna duvarda asılı duran sabit bir aynadan çok daha güzel görünüyor.”

Koku ve hassasiyet…

Yenilikçi satıcılar gittikçe artan bir taktik olarak mağazalarında kokular kullanıyorlar. İstekli olmayan müşterilerde hassas anılar bırakıyorlar ve bu müşterilerin şüpheli yaklaşımlarını mağazaya sıktıkları kokular ile gideriyorlar. Burada amaç belli kokular ile alışveriş deneyimi arasında pozitif ve uzun süren bir bağ kurabilmek. Underhill, “Manhattan’da Columbus Circle’daki yeni Best Buy mağazasına giderseniz, beyaz eşya bölümünde yeni ütülenmiş çarşafların kokusunu duyarsınız,” diyor. Görünüşe göre, kurutma makinesi ev ortamının o huzurlu kokusunu hissettiğiniz zaman çok daha seksi geliyor.

Müşterinin vicdan azabı…

“Düşüneceğim” diyerek bir şeyleri eve götüren alıcılardan mısınız? O zaman büyük alışveriş merkezlerinde alışveriş yapmanız sizin yararınıza olur. Genellikle geri iade kabul etmeyen, sadece bir iki hafta içinde değişim kabul eden diğer küçük mağaza ve butiklere göre çok daha iyi bir iade politikaları var.

This entry was posted in Kadın. Bookmark the permalink.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s